Hukuk Usûlü Muhakemesinde
hukukî dinlenilme hakkı
İbrahim Orkun ATALAY
I. Genel açıklama
Hukukî dinlenilme hakkı, her ne kadar Alman hukukunda
ortaya çıkmış olsa da, kaynağını Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında
yer alan ve hukukun genel hükümleri arasına dahil
olan âdil yargılanma hakkının bir tezahürüdür. Yargılamada
alelade dinlenilmenin ötesinde taraf ağırlıklı bir
yargılama yapılması, tarafların haklarının hâkim veya
geniş anlamda devlet tarafından teminat altına alınması
ve böylece maddî gerçeğe ulaşma çabasında tarafların
daha etkin kılınması sözkonusudur. Burada ön plana
çıkan kavramlar hak arama hürriyeti ile anayasal ilkeler
olan eşitlik ve orantılılıktır. Yargıya ve kanun yoluna
gidebilme hakkı mutlak surette tanınması gereken haklar
haline gelmiştir. Bu bağlamda hak arayabilmek için
fırsat ve imkân eşitliği ile amaç ile araç arasında
orantılılık bulunması aranmaktadır. Diğer taraftan
yargılamanın amacı ile tarafların haklarını tam olarak
kullanabilmeleri arasındaki çelişkinin, yargılamanın
süresine ve sonucuna olan yansıması da orta bir yol
bulunarak giderilmesine hizmet etmektedir. Bu çelişkinin
diğer bir tezahürü ulaşılan amacın ulaşılmak istenenden
farklı olması halinde başka bir merciin denetiminden
geçirilmesi garantisidir.