Elektrik enerjisi yatırımlarında
hazine garantisi
Yrd. Doç. Dr. G. Kürşat YERLİKAYA
I. Genel açıklama
Bu çalışmada, dünyada ve Türkiye’de elektrik enerjisinin
genel durumuna şöyle bir göz attıktan sonra asıl inceleme
konumuz olan elektrik enerjisi yatırımları ve hazine
garantileri ilişkisinin incelenmesine geçilecektir.
Yani 1980’lerden bu yana enerji sektörünün piyasaya
bırakılmasıyla başlayan dönem içerisinde, yatırımların
sağlanmasında temin edilen kredilerin mukabilinde
istenilen hazine garantilerinin akıbeti araştırılacaktır.
Yaklaşık 20 yıllık gelişim süresinde sayısız eneri
yatırımı gerçekleşmiş ve bunların hemen hemen hepsinde
hazine garantileri temin edilmiş durumdadır. Sözleşmede
belirlenen şartlar çerçevesinde işler beklenildiği
gibi yürümediği zaman asıl borçlunun mükellefiyetlerini
yerine getirmemesi halinde sözkonusu borç kefil konumunda
olan hazineye dönmektedir. Bu da kamu borç stokunu
artıran önemli nedenlerden birisi olarak kendini göstermektedir.
Türkiye’ nin 1999 yılında girdiği ekonomik kriz, kamu
maliyesini ciddi sıkıntılara sokmuş ve sonrasında
yardımına muhtaç duruma düştüğü IMF ile ekonomik programlar
oluşturulmuştur. IMF’nin de uyarılarıyla, yatırımlarda
hazine garantisi temininde kısıtlamaya gidilmesi bir
politika olarak gelişmeye başlamıştır. Bunda yap-işlet-devret
ve yap-işlet modellerinin kapsamında başarılı olmayan
projelerinin maliyeti de etkili olmuştur ki bu yatırımların
hemen hepsinde hazine garantileri bulunmaktaydı. Bütün
bu sıkışmaların neticesinde hükümet hazine garantilerinin
kısıtlanması anlamında ilk ciddi yasal düzenlemesini
yaparak 4628 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesiyle
enerji piyasasında hazine garantilerinin kalktığı
kayıt altına alınmıştır. Bu düzenleme sonucunda son
durum nasıl olacaktır. Gerçekten enerji yatırımlarında
hazine garantileri kalkmış mıdır ve bu durum yap-işlet-devret
modelini nasıl etkileyecektir, burada bu soruların
cevabı araştırılacaktır.