Türkiye’de yap-işlet-devret
modeli ve kamu borçlanması
Yrd. Doç. Dr. Kürşat YERLİKAYA
Türkiye’de kamu borçlanması Osmanlı Devletinden beri
hep önemli bir sorun olarak devam ede gelmiş ve günümüzde
de bilhassa son 1990’lı yıllardan sonra ağırlığını
artık katlanılmaz hale getirmiş bulunmaktadır. Bugünkü
borç yapımıza bakıldığında yuvarlak rakamlarla 2003
yılı verilerine göre iç ve dış toplam borcunun USD
bazında 220 milyarı aştığını, bunun yaklaşık 127.477
milyar USD’nin dış borcu oluşturduğunu ve geriye kalan
bakiye yaklaşık 100 milyar USD’nin de iç borcunu oluşturduğu
görülmektedir. Diğer taraftan Hazine Müsteşarlığının
yayınladığı verilere göre 2001 yılının GSMH’sı “176
483 953 (milyar) TL” olarak açıklanmakta ve Toplam
Stok / GSMH =
% 69.2 olarak kesinlik kazanmaktadır.
Tabii ki kamu borçlanmasının neden böyle bir artış
gösterdiğinin, iç ve dış borç stokunun bütçe bakımından
neden bu kadar çevrilemez halde olduğunun nedenleri
maliye ve ekonomi bilim adamları ve bürokrat ve teknokratlarınca
sergilenmiştir. Tabii ki bunda kamu maliyesi disiplininin
bozuk olması, yeterince sanayileşmemiş ve kurumsallaşmamış
bir ekonomi, demokratik sistemin yeterince oturmamış
olması ve hükümetlerin popülist politikalar gütmesi,
terörle mücadele ve savunma harcamalarının ülkemiz
bazında çok yüksek olması, yeterli bir vergi sisteminin
olmaması ve bu bağlamda kayıt dışı ekonominin yükselen
bir trend içinde olması, diğer taraftan 1980’li yıllardan
sonra terk edilmeye çalışılan devletçi ekonomi zihniyetinin
terk edilememesi ve özelleştirme faaliyetlerinin yetersizliği
mukabilinde hızla büyüyen kamusal harcamalar v.s.
sayılabilir.