Mülkiyet
Hakkının İşlevleri ve Sınırları
Hâk. Yb. Sâim Tuğrul / Av. İbrahim Orkun Atalay
Mülkiyetin tarihi süreçte geçirdiği aşamalar, Batı’daki
olduğu kadar Türklerdekine de değinerek, ilk zamanlardan
bu yana mülkiyetin, çatışmaların dolayısıyla da hukuk
kurallarının ortaya çıkmasında, devletlerin rejimlerinin
belirlenmesinde, toplumsal olaylardaki rolü; bireylerin
birbirleriyle ve toplumla olan çatışmalarına ve aynı
zamanda ideolojilere temel teşkil etmesi; düşünürlerin
bireyci, toplumcu ve telifçi olarak bölünerek, fikir
çatışmasına girmeleri, birey gibi kutsal sayılırken
geçirdiği evrim sonucu sosyal işlevli bir hak haline
dönüşmesi ve sosyal sınırlandırmalara tâbi tutulması,
bunun gerekçeleri ve amaçları, bugünü anlamak ve geleceği
şekillendirmek adına, araştırılması ve bilinmesi gereken
hususlar olduğundan, bu bilimsel araştırma yapılmıştır.
Bu bilimsel çalışmada kronolojik ve sistematik olarak,
birinci bölümde, mülkiyet hakkının tarihi süreci incelenirken,
kavramın genel anlamda, özel hukuk ve kamu hukuku
bakımından, durumunu ve kendi kanaatimizi içeren tanımı
yapılacak, sonra Batı’daki gelişimi, Orta Asya Türklerine
de kısaca değinilerek, safha, safha incelenecek ve
her devrin ünlü düşünürlerinin fikirleri aktarılacak,
bu kısmın sonunda bildirilerde ve ferman kanunlarda
mülkiyet aktarılacak, hemen ardından mukayeseli anayasalarda
mülkiyet hakkı ve sınırlandırılmasına yer verilecek,
bölümün sonunda ise Türkiye’de mülkiyetin gelişimi,
önce şer’i hukukta sonra Selçuklu Devleti’nde ve Osmanlı
Devleti’nde, sonra Osmanlı devrinin son anayasası
olan 1921 Anayasası ile Cumhuriyet’in ilk anayasası
olan 1924 Anayasası incelenecek ve bölüm bitirilecektir.
İkinci bölümde, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları
ışığında önce 1961 Anayasası’nın, sonra 1982 Anayasası’nın
mülkiyet hakkı ve bu hakkın sınırlandırılmasına ilişkin
maddeleri incelenecek ve son olarak ta 1982 Anayasası’nı
değiştiren 4709 sayılı Kanun’un getirdiği yenilikler
aktarılacaktır.