KAZANCI
Hakemli Hukuk Dergisi



Temmuz - Ağustos Sayı 71-72
 




 
 


Temmuz - Ağustos Sayı 71-72

 
 

Mahkeme kararı verilmiş olsun olmasın para cezasını gerektiren bir fiilden dolayı kamu davasının açılmış olması halinde ihtiyati haciz uygulaması


 

Doç. Dr. Gökhan Kürşat YERLİKAYA
Yrd. Doç. Dr. EMİN BARLAS

Bilindiği üzere 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’unun 1. maddesine göre; Devlete, il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer`i âmme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunmaktadır.
Devamı için tıklayın »

 

Önleme amaçlı yapılan iletişimin denetlenmesi


 

Yrd. Doç. Dr. Burhan Caner HACIOĞLU
Arş. Gör. Mehmet SAYDAM

Suçun önlenmesi amacını taşıyan “önleme amaçlı iletişimin denetlenmesi”, günümüzün teknoloji dünyasında suçla mücadelede önemli bir yere sahiptir.
Devamı için tıklayın »

 

Adli para cezası


 

Ş. Cankat TAŞKIN

5237 Sayılı TCK`nın birinci kitabının üçüncü kısmının birinci bölümünde cezalar ve cezaların yerine geçen seçenek yaptırımlar düzenlenmiştir. Bu yaptırımlar arasında adli para cezası da bulunmaktadır.
Devamı için tıklayın »

 

İnsan haklarının temelini oluşturan “insan onuru” kavramının Anayasal boyutları: Federal Almanya örneği


 

Doç. Dr. iur. LL.M Mehmet Merdan HEKİMOĞLU

İnsan haklarının özünü oluşturan bir temel hak olarak insan onurunun binlerce yıllık bir tarihsel gelişim sürecinden geçerek günümüz anayasalarında kendisine yer bulduğu görülmektedir.
Devamı için tıklayın »

 

Türk Ticaret Kanunu tasarısı çerçevesinde pay bedelini ifa borcu ve ifa etmemenin sonuçları


 

Arş. Gör. Melis TAŞPOLAT TUĞSAVUL

Sermaye şirketlerinin en belirgin türü olan anonim şirketler başlıca iki amaca hizmet ettikleri için birkaç yüzyıldır varlıklarını korumuşlardır. Bunlardan birincisi bu şirketlerde, onu oluşturan ortaklardan ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmasının yarattığı pratik kolaylık, diğeri ise ortakların mali sorumluluğunun şahıs şirketlerindenfarklı olarak sınırlandırılmasıdır.
Devamı için tıklayın »

 

İnsan hakları Avrupa Mahkemesi kararlarında politik ifadeözgürlüğüne getirilen


 

Dr. Ömür AYDIN

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) içtihat yoluyla Avrupa mekanında, ortak değerler üzerinde inşa edilen bir kamu düzeni yaratma arayışındadır. Mahkeme demokrasiyi, Avrupa kamu düzeninin temel unsuru olarak görmektedir.
Devamı için tıklayın »

 

Katma değer vergisinde vergi sorumluluğu


 

Dr. Adil NAS

Vergi sorumlusu alacaklı vergi dairesine karşı verginin ödenmesi bakımından muhatap olan kişidir. Türk Vergi Hukuku’nda vergi sorumluluğunu gerektiren belli başlı durumlar başta VUK’nu olmak üzere değişik vergi yasalarında düzenlenmiştir.
Devamı için tıklayın »

 

Laikliğin din ve vicdan özgürlüğü haricindeki hak ve özgürlüklerle ilişkisi


 

Betül ASLAN

Laiklik ilkesinin bütün insan hak ve özgürlüklerinin bekçisi olduğu ana felsefesinin anlaşılması ve kabulü, laik devletin işlerliği ve etkililiği için oldukça önemlidir. Bu nedenle laikliğin korunması yükümlülük sırasına göre; devlet, toplum ve bireyin muhatabı olduğu bir sistemle mümkündür.
Devamı için tıklayın »

 

Manevî zararın takdiri ve paraya çevrilerek hesaplanması


 

Prof. Dr. Tamer İNAL

Zararın tâyini açısından BK m. 42/I, genel mahiyette bir kural getirmeyi amaçlamamakta, sadece zararın ispatlanması açısından da geçerli olan ilkeyi hatırlatmaktadır. Buna göre, zararın varlığını iddia eden, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Ancak zararın gerçek miktarını ispatlamak mümkün olamadığı takdirde, hâkim, oluşan durumu göz önünde tutarak, hayatın normal akışına göre, zarargörme rizikolarını dikkate almak kaydıyla değerlendirme yapacaktır.
Devamı için tıklayın »

 

Limited şirketlerde ticari defter ve belge düzenine ilişkin hukuki ve cezai sorumluluk halleri


 

Soner ALTAŞ

Bilindiği üzere, Türk Ticaret Kanunu’nun 18inci maddesi gereği, bütün ticaret şirketleri tacir sıfatını haizdir. Ticaret şirketleri ise, T.Ticaret Kanunu’nun 136ncı maddesinde; kolektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketler olarak sayılmıştır. Bu itibarla, limited şirketler, tüzel kişi tacir olarak kabul edilmektedir. Türk Ticaret Kanunu’na göre, tacir olmanın hükümlerinden birisi “ticari defter tutma” zorunluluğudur(TTK, m.20/f.1).
Devamı için tıklayın »

 

 




/
 



Kazancı Kitap A.Ş.
 



TÜBİTAK - Kazancı Hakemli Hukuk Dergisi
 



 



 
 
© 2004 www.kazancidergisi.com - Her Hakkı Saklıdır.